1. İttihad'ın İç Yüzü


    Meşrutiyet ilan edildikten sonra, Evkaf Nazırlığındaki çürümeye karşı ıslah çalışmaları yapmak üzere Muhasebe Müdürlüğüne atanan Ali Necati Efendi, iktidardaki İttihat ve Terakki yönetimini yolsuzluk iddialarıyla suçlayınca, sıkıyönetim mahkemesinde yargılanmak üzere tutuklanır. Yolsuzluk, hakaret ve mürtecilikle suçlanan Ali Necati Efendi'nin davası, Meclise siyaseten konu olursa da, sonuçta yalnızca hakaretten hüküm giyer ve yolsuzluk dosyaları, II. Meşrutiyetin ateşli ve kanlı siyaset mücadeleleri içinde unutulur.

    Ali Necati Efendi, İttihat ve Terakki iktidardan düşünce, 1912 yılında, İttihadın İç Yüzü kitabıyla iddialarını ve uğradığı baskıları dile getirmiştir. Ali Necati Efendinin kitabı, iktidar, yolsuzluk ve siyasi baskı sarmalının, döneminde yazılmış tanıklığıdır. İttihat ve Terakki örgütüne, ilk kez, hürriyet, yurtseverlik, milliyetçilik gibi soyut kavramlar üstünden değil, gündelik yaşamın içinden, çıkar kavgası ve hukuk mücadelesi alanından saldırmaktadır.

    Demokrasi ve hukuk arayışında Jakoben inkılapçılığın, toplumsal ve siyasal yapılanmamız içinde iktidar-ekonomik çıkar-partizanlık birliğine teslim oluşunun hikayesi, bizi, İttihat ve Terakki hareketi ve geleneği üstüne bakış açımızı ayakları üstüne oturtmaya ve bir kez daha efsanelerin yerine eleştirel gerçekçiliğin peşine düşmeye çağırmaktadır.

    (Arka Kapaktan)
    Continue reading »
  2. Ahmed Avni Konuk-Görünmeyen Umman


    Önsözden...

    Ahmed Avni Konuk, çok yönlü, müstesna bir kişi ve maalesef bir o kadar da az bilinen bir değerimizdir.

    Ahmed Avni Bey büyük bir müzik adamıdır. Osmanlı ve Cumhuriyet musikisi arasında gerek aktardığı eserler, gerek yetiştirdiği talebeler gerekse bugün musikimizde 119 makamın seyirleri ve dizileri hakkında bilgi sahibi olduğumuz en büyük kar-ı nâtık olan Fihrist-i Mahâkâmat’ı ile bir köprüdür.



    Bu çok önemli ve değerli insanı tanıtmak, onun izini günümüze ve geleceğimize aktarmak büyük bir görevdir.



    Konuk, görünmeyen bir ummandır. Ancak görünmeyen şey, her zaman var olmayan şey değildir. Görmek iradidir, yani istemle olur. Görmek isteyen görür. Görmeye engel varsa da o engeli engel olarak algılar ve aşmaya gayret eder. Nitekim Ahmed Avni Bey kendi lisanı ile tam da bu hakikati söyler: “olmamak başka ve olup da görünmeyen yine başkadır.” Yine başka bir yerde şöyle söyler: “Gizli olan şey, yok olan şey değildir, belki mevcut olmakla beraber meçhuldür.”

    Ahmed Avni Konuk görülmeye ve gösterilmeye, anlamaya ve anlatılmaya layık büyük değerlerimizden birisidir.



    İnsan unutkandır. Unutulur da… Ancak işi, yolu, niyeti yüce olan Ahmed Avni Bey gibi ufuk insanlarını unutmak ihanettir.




    Yazar: Savaş Ş. Barkçin
    Continue reading »
  3. Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı-Mustafa Kutlu


    ...


    Henüz 12-13 yaşlarını süren Tahir Sami'yi babası, yıllardan beri yapmakta olduğu kömürcülük işine bulaştırmak istemez, "Ciltçilik bildiğin memuriyet, ince iş, kiri pasağı yok" diye Eğinli hemşehrisi Ermeni Nişan Usta'nın Süleymaniye'deki mücellit dükkânına çırak verir. Dükkân üstündeki asma tavanda yatıp kalkması kararlaştırılan Tahir, ilk aylarda çok zor gelse de zamanla bu leylî-nehârî zoraki çıraklığa alışır, sever, benimser. Matbaacılık ve karton kapak âdeti mücellidliğin kanına ekmek doğramaya başlayınca Ermeni Nişan Usta, artık işi iyice kavrayan Tahir'i komşu Terzi Sami'nin kızı Feride ile başgöz eder. Evlatlarının çoktan beri göçmüş olduğu Fransa'ya gelmesi için yapılan ısrarlara uzun müddet dayanan Nişan, biraz da emeklilik deminin geldiği inancıyla inadından vazgeçer. Fransa'ya dönerken Vakıflar idaresine gidip dükkânını, birkaç şahsî hâtırası hariç bütün demirbaşıyla Tahir'e devretmeyi ihmâl etmez.


    ...
    Continue reading »