Duck Butter (2018)
-
Film iki kadının 24 saat içerinde yaşadığı haz ve tutku arayışının içinde
yüzleşmeleri de barındıran minimal bir film. sıkıcı denilebilecek
diyaloglar v...
Continue reading »Ahmed Avni Konuk-Görünmeyen Umman
Continue reading »
Önsözden...
Ahmed Avni Konuk, çok yönlü, müstesna bir kişi ve maalesef bir o kadar da az bilinen bir değerimizdir.
Ahmed Avni Bey büyük bir müzik adamıdır. Osmanlı ve Cumhuriyet musikisi arasında gerek aktardığı eserler, gerek yetiştirdiği talebeler gerekse bugün musikimizde 119 makamın seyirleri ve dizileri hakkında bilgi sahibi olduğumuz en büyük kar-ı nâtık olan Fihrist-i Mahâkâmat’ı ile bir köprüdür.
…
Bu çok önemli ve değerli insanı tanıtmak, onun izini günümüze ve geleceğimize aktarmak büyük bir görevdir.
…
Konuk, görünmeyen bir ummandır. Ancak görünmeyen şey, her zaman var olmayan şey değildir. Görmek iradidir, yani istemle olur. Görmek isteyen görür. Görmeye engel varsa da o engeli engel olarak algılar ve aşmaya gayret eder. Nitekim Ahmed Avni Bey kendi lisanı ile tam da bu hakikati söyler: “olmamak başka ve olup da görünmeyen yine başkadır.” Yine başka bir yerde şöyle söyler: “Gizli olan şey, yok olan şey değildir, belki mevcut olmakla beraber meçhuldür.”
Ahmed Avni Konuk görülmeye ve gösterilmeye, anlamaya ve anlatılmaya layık büyük değerlerimizden birisidir.
…
İnsan unutkandır. Unutulur da… Ancak işi, yolu, niyeti yüce olan Ahmed Avni Bey gibi ufuk insanlarını unutmak ihanettir.
…
Yazar: Savaş Ş. BarkçinTahir Sami Bey'in Özel Hayatı-Mustafa Kutlu
Continue reading »
...Henüz 12-13 yaşlarını süren Tahir Sami'yi babası, yıllardan beri yapmakta olduğu kömürcülük işine bulaştırmak istemez, "Ciltçilik bildiğin memuriyet, ince iş, kiri pasağı yok" diye Eğinli hemşehrisi Ermeni Nişan Usta'nın Süleymaniye'deki mücellit dükkânına çırak verir. Dükkân üstündeki asma tavanda yatıp kalkması kararlaştırılan Tahir, ilk aylarda çok zor gelse de zamanla bu leylî-nehârî zoraki çıraklığa alışır, sever, benimser. Matbaacılık ve karton kapak âdeti mücellidliğin kanına ekmek doğramaya başlayınca Ermeni Nişan Usta, artık işi iyice kavrayan Tahir'i komşu Terzi Sami'nin kızı Feride ile başgöz eder. Evlatlarının çoktan beri göçmüş olduğu Fransa'ya gelmesi için yapılan ısrarlara uzun müddet dayanan Nişan, biraz da emeklilik deminin geldiği inancıyla inadından vazgeçer. Fransa'ya dönerken Vakıflar idaresine gidip dükkânını, birkaç şahsî hâtırası hariç bütün demirbaşıyla Tahir'e devretmeyi ihmâl etmez....Etiketler: Mustafa Kutlu, romanTaşınmak ve Zeynep Arkan
Continue reading »
...
yersizlik senin yazgın ey insan
okunamaz bir tarih, kayıtlı sürgün kuşağı
kutsanmış mahremiyetin evinde senin
ne bir oh sesi, ne bir kuş cıvıltısı gelir kulağına
düşünmeden delik koliler taşırken insanın delilik tarihini
delirebilen varlık olarak insan zihnimizde sorularla çoğalır
nesnel ve eşzamanlı sorular ve koliler de elbet delinir
her şey ansızın olur, sorular cevapsız kalır
insan taşınırken alınyazısını da elbet yanına alır.Etiketler: şiir, Zeynep ArkanAli Emiri'nin İzinde-M.Serhan Tayşi
Continue reading »Bir genç bir gün uzun yıllar Millet Kütüphanesi'nin Müdürlüğünü yapan bir adamın ismini duyuyor ve heyecanlanıyor. Dile kolay otuz yıllı aşkın idarecilik ve bütün bir çalışma hayatının kütüphanelerde geçtiği bir ömür. Gencin heyecanlanmaması mümkün değil. Ve bir tevafuk oluyor; genç ile kitap sevdalısı müdür karşılaşıyorlar.
Genç, hatıratını yazıp yazmadığını soruyor. Ali Emiri’nin izinde yürümüş kütüphaneci gözlerinin artık çok az gördüğünden dem vuruyor. Ve genç bu zorlu işe talip oluyor. İki yıl boyunca belirli günlerde saatlerce süren bir çalışma da böylece başlamış oluyor.
Kültür ve irfan insanı M. Serhan Tayşi çocukluğunun geçtiği Bayındır’dan başlıyor, ömrünü vakfedeceği Millet Kütüphanesi’nde geçen günleriyle devam ediyor ve gençler için faydalı olabileceğini düşündüğü kitap tavsiyeleriyle hatırat bitiyor.
Kitabın içerisinde o kadar çok önemli insan portresi ve tarihi kişiliklerle ilgili önemli anekdotlar var ki. Tüm bunların açıkçası kitabı okuyanlar tarafından bizzat kendileri için açılması gerektiğini düşünüyorum. Kitap en az altmış yıllık bir kültür hayatını adım adım gözümüzün önüne seriyor.
Yayına hazırlayan Taha Kılınç’ın sabrı ve azmi karşısında söylenecek hiçbir söz yok. Gerçekten tebrikler. Bir de Hatırat Kitaplığı diye bir dizi yaparak bu kültür pınarlarının okuyucuyla buluşmasını sağlayan Timaş’ta çok iyi iş yapıyor. Özellikle kitapların baskı kalitesinin çok iyi olduğunu belirtmeliyim. Continue reading »Alev Alatlı'nın yeni kitabı
Etiketler: Alev Alatlı, kitapOkula Kaçmak...
Continue reading »
...
İlkokulun 3. sınıfına gidiyordum. Öğretmenimizi, okulumuzu ve arkadaşlarımı çok seviyordum; 15 gündür hastalık sebebiyle devamsızlık yapma durumunda kalışım beni çok üzüyordu. Bir sabah, dayanamayıp okula kaçtım. “Okula kaçmak” belki ilk defa benim kullandığım bir tabirdir; genellikle okuldan kaçılır çünkü. Giyindim, okula yöneldim. Müstahdemler beni çok severdi, hemen kapıyı açtılar, sarıldılar. Sınıfa çıktım. Öğretmenimiz fırlayıp beni kucakladı, başımı göğsüne bastırdı. “Evden kaçıp geldim” demiştim. O ağlar ben ağlarım… Beni biraz teselli ettikten sonra, sınıfını bıraktı ve elimden tutarak beni evime getirdi.
...
Ahmet Selim'denEtiketler: Ahmet Selim, hatıra
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


